28 Eylül 2017 Perşembe

Marki: Tehlikeli Aklın İtirafları





     Sevgili Mattie,

   Bu mektubu sana bir gece yarısı, ağır düşünceler ve art arda yanıp sönen sigaralar eşliğinde yazıyorum. Bu mektupta yazacağım her şey sana dair, sadece sana... Bu mektubun sana ne zaman iletileceğini ve ne zaman okunacağını da bilmek istemiyorum iki mavi tikli uygulamalara inat. Senin deyiminle bu devrin adamı değilim, zaten olmakta istemiyorum. Seni seviyorum Mattie...
Ben gerçeklerin adamıyım ve yalandan sevdalarda yerim yok ama gözlerine derin derin bakıp sana seni seviyorum diyecek cesaretim de yok, hiçte olmadı. Seni seviyorum demenin bin bir yolu varken ben bir yolunu bulamadım Mattie, kelimeler de yetmez ki zaten bu duyguları dile getirmeye... Ama ortada büyük bir problem var. Bu devrin adamı değilim dedim ama tanımadığım düşmanlar ediniyorum sosyal medyadan ki bu düşmanlıklardan haberi olan tek kişi benim. Seni takip eden onlarca hergele... Lanet olsun; bana da, onlara da lanet olsun.  Evet, bu mektupta ki her şey sana dair ama bu bir aşk mektubu  değil. Bu cümleler tehlikeli aklımın itirafları Mattie ve kıskançlıkla harmanlanmış bir aşkı katlediyorum yazdığım her kelimeyle, en azından öyle olmasını umuyorum. Cümlelerimin manalarını düşünmeden yazıyordum Mattie ama şimdi fark ettim, içimden gelenleri olduğu gibi yazarken anladım bu mektubun anlamını... Bu mektup seni deliler gibi seviyorum ve tam olarak bu yüzden de çekip gidiyorum mektubu! Kendi halime de çok üzülüyorum tabi; ben bu kıskanç, bu nefret dolu adam değilim, bu adamı öldürmeye gidiyorum Mattie, beni affet!

                                                                                                            Marki

12 yorum:

  1. Yanıtlar
    1. Marki olarak geri dönebilmek için gitmek zorunda maalesef :(

      Sil
  2. Ne kadar derin bir sevgi ama nihayet itiraf da etmiş, ünlü klasik bir FRansız roman okuyorum sandım. Eline sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumunuz beni çok sevindirdi, ben karakterleri çıkmazlara sokmayı seviyorum açıkçası :)

      Sil
  3. Abartmıyorum harika bir roman yazarsın sen...mutlaka devam et. Şu yazdığın edebi üslup bende yok mesela. Ben yalın, sade senaryo dili seviyorum. (edebi olmayan dil), ama sende bu var. Tanrı vergisi bir yetenek.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öz eleştiri yapmak gerekirse, betimleme yapmayı beceremediğim için roman yazmaya çekiniyorum. Güzel bir tasvir ortaya çıkarmak bayağı zor gibi, ama bir gün deneyeceğim :)

      Sil
  4. Ne yazsam. Çok dokunaklı yazmışınız...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim, galiba bu ara biraz duygusal olmamdan dolayı :)

      Sil
  5. Umarım Marki kendini bulup muhteşem bir dönüş yapar. Ve sevdiğini söyleyecek bir yol bulur. Bazen kalptekilerin dile gelmesinde yarar var. Kaleminize sağlık...

    YanıtlaSil
  6. Marki'nin bu aşktan yana yüzü hiç gülmeyecek gibime geliyor ama gene de Marki için iyi şeyler diliyorum. Sonuçta hayat sürprizlerle dolu :)

    YanıtlaSil
  7. Sayfanıza baktığımda fonda görünen kitaplığın tozlanmasına izin vermeyin Marki.

    YanıtlaSil