11 Şubat 2017 Cumartesi

Marki: Hayatımın Dersi


     "Ya düşlerinizin peşine düşmeyi seçersiniz, ya da olanları kabullenmeyi. İyi kilerinizle güçlenir, keşkelerinizle tükenirsiniz! Karar sizin." Psikoloji dersini, bu güzel hayat dersiyle bitiren profesör Charles Bukowski üniversitenin en sevilen hocalarından biriydi. Ama o kadar sevilmesine rağmen, dersi bitirirken söylediği bu sözleri, çoğu öğrencisi tarafından dinlenmemişti bile. Bir başka açıdan bakarsak da, profesörün bu sözleri, bir öğrencisinin hayatını sonsuza kadar değiştirecekti.


     Marki, dersten çıkar çıkmaz eve gitmişti. Profesörün söylediği şeyler kafasında yankılanıyor ve onu bir şeyler yapmaya mecbur hissettiriyordu. Yatağına uzandı ve gözlerini kapayarak hayatını düşünmeye başladı. Şu ana kadar yaptığı
-daha doğrusu yapmak zorunda kaldığı- seçimlerin, onu kurduğu hayallerden ne kadar uzaklaştırdığını fark etti. Babasını küçük bir çocukken kaybeden Marki, bir sene öncesinde de kanserle yıllar boyu mücadele eden annesini kaybetmişti. Bu kayıplardan dolayı da, hayal ettiğinden çok daha farklı bir hayatın içinde bulmuştu kendisini. Ama artık kaybedecek bir şeyi yoktu, şimdi ayağa kalkmalı ve hayallerini gerçekleştirebilmek için gerekli o ilk ve en cesur adımını atmalıydı.

     Profesör Charles Bukowski'nin o dersinin üzerinden tam bir hafta sonra, Marki satın aldığı karavan ile yollarda olacaktı. Bu bir haftada, ailesinden kalan hemen hemen her şeyi satmış, eline geçen parayı da yolculuk için gerekli eşyalar aldıktan sonra banka hesabına yatırmıştı. En büyük hayali Avrupa'nın tamamını karavan ile gezmekti ve şimdi bunu gerçekleştirmek için yola çıkmak ona büyük bir mutluluk veriyordu. İlk durağı hayallerinin ve aşkın şehri Paris olacaktı. Daha sonraysa Roma, Lizbon, Atina ve nice şehri tek tek gezecek ve bir çok arkadaş edinip, farklı kültürleri tanıyacaktı.

      Marki ilk 3 yıl boyunca hiç durmadan gezdi. Bu süre zarfında hemen hemen gitmediği bir yer kalmamıştı ama kalanını da gezebilmek için biraz daha paraya ihtiyacı vardı. Bu sebeple de bir çok işte çalışması gerekti. Bir gün Floransa'da bir hamal, öbür günse Dublin'de bir garson... Ne iş bulursa yaptı ve iyi bir para biriktirdi. Kısa bir süre sonra Avrupa'nın tamamını gezmiş biri olarak ülkesine dönmüş olacaktı. İkinci hayali ise doğa fotoğrafçılığı yapmaktı. Ve şanslıydı ki yolculuğu boyunca bir çok ulusal parkı, ormanı, kanyonu ziyaret ederek bu hayalini de gerçekleştirebilmişti. Artık o iyi kilerin adamıydı, o güçlü bir adamdı...


     Ülkesine dönüşünden tam 50 sene sonra, hayallerini gerçekleştirmiş olmanın huzuru içinde ölmeden bir süre önce, torunları Emma ve Ryan'a hayallerinin peşinden koşmaları için öğütler verecek ve hayatını değiştiren sözleri onlarla paylaşacaktı. "Ya düşlerinizin peşine düşmeyi seçersiniz, ya da olanları kabullenmeyi. İyi kilerinizle güçlenir, keşkelerinizle tükenirsiniz! Karar sizin."

    
* Gelişme paragraflarını uzun tuttuğumda konu ister istemez dağılıyor, bu yüzden kısa tutmak zorunda kaldım. Kendimi bu konuda geliştirerek, sonraki yazılarımı daha akıcı bir şekilde yazmak istiyorum. Lütfen yorumlarınızı esirgemeyiniz

10 yorum:

  1. Kalemine saglik, cok guzel olmus. Ozellikle en cok 'ya hayallerinizin pesine dusmeyi secersiniz, ya da olanlari kabullenmeyi' 👍

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. O söz Charles Bukowski'nin bir sözü ve bende çok etkilendim, hatta bu yazıyı bile yazmama vesile oldu :)

      Sil
  2. Öncelikle merhaba, bu güzel blogunuzu ben de takipteyim, sık sık uğrayacağım bir bloga benziyor, sevgiler

    YanıtlaSil
  3. Bukowski adını görünce, kitaplarını okumak istediğimi hatırladım, ne güzel oldu :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bukowski iyidir ya, boşuna profesör yapmadım :)

      Sil
  4. Yazıya başladığımda Bukowski profesör müydü diye bir an durup düşündüm, itiraf ediyorum :)
    Güçlü ve kararlı olup 'iyi ki' ile başlayan cümleleri daha çok kurabiliriz.
    Kaleminize sağlık :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim :) Bu sözü ile profesör olmayı hak etmişti :)

      Sil
  5. Dostum Marki.. Bu hayalin benim de hayalim olduğunu biliyorsun :) Aklım çok karışıktı bu yazıyı okuyana kadar. Yazı beni farklı düşünmeye itti. Buna vesile olduğun için teşekkür ederim dostum. Kim bilir belki beraber çıkarız bu yola ve sen dilediğin kadar fotoğraf çekebilirsin..:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umarım ilk fırsatta böyle bir yolculuğa başlarız :)

      Sil