3 Şubat 2017 Cuma

Marki : Cinsiyetçilik Meşru Olmamalı

  
     Güzel bir kış gününün ilk saatleriydi. Güneş usulca doğarken, Marki'nin odasını utangaç bir aydınlık kaplamaya başlamıştı. Ağır ağır gözlerini açan Marki henüz kendinde yataktan kalkacak gücü bulamamıştı. Bir süre sonra daha fazla tembellik etmek istemediği için yataktan kalktı ve kahvaltısını hazırlamaya başladı.

      Kahvaltı ederken bir yandan da internetten haber okuyordu. Bugün de iyi bir haber yoktu, ülkemiz koca bir 3. sayfa haberi gibiydi. Yükselen dolar ülke ekonomisinin infazına hazırlanırken, artan terör olayları yaşantımızı her yönden tehdit etmeye devam ediyordu. Neden editörlerin ülkenin ağır ağır can verişini de 3. sayfa haberlerinde yayınlamadıklarını düşündü ve acı acı gülümsedi.
 Bir sonraki habere baktığında aniden içini kaplayan öfkenin arttığını, soluk alış-verişinin hızlandığını fark etti. Haber TDK'nin kadına yönelik cinsiyetçi söylemlerin meşrulaştırması ile alakalıydı. Marki, bu bir şaka olmalı diye düşündü. Keşke şaka olsaydı...
  





     Bu kelimelerin böyle tanımlanması aşırı derecede rahatsız ediciydi. Evet, Marki bir erkek olabilirdi ama bu durum sadece kadınların değil, erkeklerinde karşı çıkması gereken bir sorundu. En azından herhangi bir erkekte sırf annesi, kardeşi ve eşi için bile olsa bu kelimelerden rahatsız olmalıydı. Haberi daha ayrıntılı okumaya başladı ve tahmin ettiği gibi tepkilerini koyan ve yasal yollarla mücadele eden bir sürü insan olduğunu gördü. Marki de bu haklı mücadeleye destek olmaya karar verdi. Çünkü bu bir insanlık mücadelesiydi.
                            
     Kadınların ezilmemesi ve onlara saygı duyulması gerektiğini, sosyal hayatta istedikleri branşta çalışabileceklerini ve en az erkekler kadar haklara sahip olduğunu başta TDK olmak üzere tüm insanlara bir kez daha anlatılması en elzem şeydi ve bu halk tarafından anlaşılacak şekilde yapılmalıydı. Kadınlara kötü sıfatlarla değil, sevgi dolu cümlelerle hitap etmeyi ve hak ettikleri saygıyı göstermeyi ve bunların doğru davranışlar olduğu çocuklara da öğretmeliydi. Hatta bununla ilgili dersler olmalıydı yada ahlak bilgisi derslerinde bunlardan uzun uzun bahsedilmeliydi. Marki bu düşüncelerinin Türkiye için biraz ütopik olduğunu hisseder gibi oldu ama toplumumuzun azımsanmayacak kadar büyük bir kesiminin de kendisiyle aynı fikirleri paylaştığını, haberin yorumlarına bakarak anladığı zaman, bu mücadelenin ne kadar değerli olduğunu tüm benliğiyle kavradı ve kendi kendine "Bu bir insanlık mücadelesidir" diye tekrar etti.

 *TDK'ye bu aşağılayıcı tanımlamalarından dolayı dava açan Av. Feyza Altun'a ve bu mücadeleye destek olan herkese saygılarımı sunarım.   #KirliSensinTDK

*Kaynak: https://onedio.com/haber/tdk-nin-ciddiye-almadigi-tepkilere-karsilik-hukuki-boyuta-tasinanacak-kadin-mucadelesi-751676


14 yorum:

  1. Helal olsun ne diyeyim. Bir erkeğin kaleminden bunların dökülmesi daha bir değerli bence. Senin gibi insanlara ihtiyacımız var ülke olarak. İlk yorumumda sabırsızla yazılarını bekleyeceğimiz bir blogger doğuyor demiştim. Yanılmamışım...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Tepki verilmesi gereken bir konuydu ben de üzerime düşeni yaptım. Umarım ülke olarak da eleştirmeyi ve gerektiği zaman destekleyip, gerektiği zaman da tepki verebilmeyi öğrenebiliriz. Saygılarımla :)

      Sil
  2. Keske her erkek senin gibi düsünebilse...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler. Erkekler olarak beynimizle düşündüğümüz zaman bile fark yaratabiliyoruz :)

      Sil
  3. Marki ve onun gibiler iyi ki var iyi ki :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Marki böyle durumlar için var zaten. Her zaman sesimiz olmaya devam edecek :)

      Sil
  4. Kaleminize sağlık, hakikaten TDK çok kirlenmiş çok, ACE ile yıkamak lazım diyorum. Nasıl zihniyette insanları doldurmuşlar ki, o kuruma? Yazıklar olsun:(((

    YanıtlaSil
  5. Aynen, dediğiniz gibi yapmalıyız :D Ve maalesef çoğu kurum ve kuruluş bu zihniyeti paylaşan insanlarla dolu, umarım ACE hepsine yeter.

    YanıtlaSil
  6. Cafe Tigrisin blog keşif etkinliğinden geliyorum ve sizi takibe aldım. Bana da beklerim muhakkak.

    www.nilgunozenaydin.com

    YanıtlaSil
  7. Bücürük ve ben'e katılıyorum, ama yıkanınca bile bu lekenin çıkacağından emin olamıyorum :((

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de pek sanmıyorum ama azda olsa umudum var :)

      Sil
  8. Bu ülkede kadın olmak çok zor ne yazık ki :( Hatta bazen insan olmak bile zor. Eminim ki o TDK 'nın başında bir erkek vardır. Bütün kadınları böylesine kirli müsait ve esnaf gören kişinin sanırım bir annesi, bir kızkardeşi, bir eşi veya bir kız evladı yok ve sanırım bu kişi tıpkı kültür mantarları gibi gübre içinde yetişmiş. %50 nüfusun kadın olduğu bir ülkede ve erkek evlatlarını yetiştirenlerin de kadınlar olduğunu düşünürsek sanırım yinede hatanın büyük kısmını yetiştiremediğimiz erkek çocuklarımızı ve kadın olmanın nasıl bir güç, kuvvet gerektirdiğini öğretenediğimiz kız çocuklarımızı büyüten biz annelerde aramalıyız. Çocuklarımıza kadın yada erkek olmayı değil de önce insan olmayı öğrettiğimiz zaman bu TDK'nın başında ki kültür mantarları da çıkıp kadın odur kadın budur diyemeyecektir. Peygamber efendimiz bile "Cennet anaların ayaklarının altındadır" derken bu tarz mantarları dikkate bile almayıp aydın, uygar ve önce insan olabilen evlatlar yetiştirmeliyiz diye düşünüyorum. Sizi de ayrıca kutluyorum ama bir noktaya dikkat çekmek istiyorum. Kadınlar en az erkekler kadar aynı haklara değil eşit haklara sahiptir :) Çok teşekkür ediyorum böyle bir noktaya değinip böyle destek çıktığınız için. Biraz uzun bir yorum oldu kusuruma bakmayın lütfen ama konu bu kadar hassas olunca yorum da istemeden uzadı :) Saygılarımı yolluyorum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de size saygılarımı sunuyorum ve beni düzelttiğiniz için de teşekkür ederim. Bu sayede sonraki yazılarımda kullandığım kelimeleri daha özenle seçmem gerektiğini hatırlatmış oldunuz. Ben hatayı ülkemizin zihniyetinde ve ataerkil yapısında buluyorum. Tabi anneler başta olmak üzere, çocuk büyütürken dikkatli olarak topluma iyi bir birey kazandırmayı amaçlamalıyız.

      Sil