9 Ağustos 2017 Çarşamba

Seni Görmem Lazım




Hayalin korkutur oldu beni.
Seni rüyalarımda görmek,
Yanımda olduğunu hayal etmek,
Ve yahut da ansızın karşılaşma ihtimalimiz...
Hayır, biliyorum hepsi özlemekten.

23 Temmuz 2017 Pazar

Ah Harry Vah Harry


   Ben henüz 6 yaşındayken, çok değer verdiğim, çok sevdiğim kuzenim, abim beni sinemaya, Harry Potter ve Filozof Taşı filmini izlemeye götürmüştü. Tabi o zamanlar küçük bir çocuk olduğum için o günü ayrıntılarıyla anlatmak zor ama ilk kez sinemaya gidiyordum ve çok heyecanlıydım. Hatta filmi izlerken o kadar gülmüşüm o kadar kaptırmışım ki kendimi, kuzenim filmi izlemek yerine beni izlemeyi tercih etmiş :)

16 Temmuz 2017 Pazar

HATAY GEZİ REHBERİ 4


    10) Hz. Musa Ağacı




   Hz. Musa Ağacı; devasa bir çınar ağacıdır. Ağacın gövde çapı 7.50 metre, çevresi 20 metre, yüksekliği ise 17 metredir. Ağacın dalları yaklaşık 1.5 dönümlük bir alanı kaplar. Ağacın içi oyuktur. Ağacın içine girip çıkmak mümkündür. Bu sayede ağacın içi “çaputlu ziyaret”e dönüşmüştür. Ağacın öyküsü ise şöyledir:

8 Temmuz 2017 Cumartesi

HATAY GEZİ REHBERİ 3






     7) St. Simon Manastırı

   Bir dağın tepesinde yer alan manastır, M.S. 6. yüzyılda inşa edilip kesme taşlar oyularak yapılmıştır ve hac şeklindedir. İçerisinde kilise, sarnıç, vaftizhane ve diğer mimari kalıntılar bulunuyor.

   Saint Simon'dan bahsetmek gerekirse, çok küçük yaşlarda din eğitimi almaya başlamış ve o yıllardan sonra kendisini tamamen Tanrıya adamıştır. Aldığı çok ağır din eğitiminden sonra da bu dağa gelip, burada yaşamaya başladığı söyleniyor.

7 Temmuz 2017 Cuma

HATAY GEZİ REHBERİ 2


     4) Arkeoloji Müzesi

   1932'den beri arkeolojik kazıların yürütüldüğü Hatay'da, genellikle Roma Dönemine ait olan binlerce eser yeryüzüne çıkarılmıştır. Bu eserler çoğunlukla sikkelerden oluşsa da Hatay Arkeoloji Müzesini önemli kılan asıl eserler mozaiklerdir. Ayrıca müzede; etnografik eserler, tabletler, mühürler, el yazmaları fosil ve iskeletler de bulunmaktadır.

4 Temmuz 2017 Salı

HATAY GEZİ REHBERİ 1



    Bu yazı serisinde memleketim Hatay'ın yakın zamanda gezme fırsatı bulduğum yerlerini sizlere anlatacağım. Tahmin edersiniz ki Hatay gibi; onlarca medeniyetin yaşamış olduğu, semavi dinler için önem arz eden bir şehir tarihi güzelliklere doludur. Aynı zamanda nehir, ova, şelale ve göl gibi oluşumlara sahip olması da şehri doğal güzelliklerle donatıyor. Bir de Akdeniz'e kıyısı var :)

NOT: Aksi belirtilmediği sürece bu seride paylaşacağım her fotoğraf bana aittir :)

     1) Samandağ(Çevlik) Sahili


   Dünya'nın en uzun sahillerinden biri olan ve Türkiye'nin en uzun sahili Samandağ Sahili'yle başlayalım.

22 Haziran 2017 Perşembe

Abi Neyin Var?


   


     Marki, her cumartesi akşamı olduğu gibi bu cumartesi akşamında da arkadaşları Hasan ve Yaşar ile deniz kenarında içiyordu. Çok hoş sohbetler ediyorlar ve hoş sohbetlerine deniz ve radyoda çalan şarkılar eşlik ediyordu. Üçü de kıt kanaat geçinen; sabahın ilk ışıklarıyla işe gidip, akşama doğru eve dönen, hayatları fazlasıyla sıradan gençlerdi. Anlayacağınız bu üç gencin sosyal hayatları cumartesi akşamları yaptıklarından ibaretti. Bu cumartesi akşamlarının da öncekilerden pek farkı yoktu; gene içkiler içiliyor, sigaralar bir yanıp bir sönüyor, sohbet ediliyor ve radyoda çalan parçalar dinleniyor, hatta bazı parçalara hep bir ağızdan eşlik ediliyordu.

30 Mayıs 2017 Salı

Tiyatro: Bu Yaşta Hâlâ Saklanarak Sigara İçiyorum



  

     
     Sizlere şu ana kadar izlediğim en güzel tiyatroyu yani, Versus Tiyatro'nun "Bu Yaşta Hâlâ Saklanarak Sigara İçiyorum" adlı tiyatroyu anlatmak istiyorum.

25 Nisan 2017 Salı

Samsun: Amazon Köyü





     Merhabalar :) Sizlere geçen haftaki Samsun gezintimde, en çok hoşuma giden yeri yani Amazon Köyü'nü anlatmak istiyorum. Amazonları kısaca kadın savaşçılardan oluşan bir topluluk olarak tanımlayabiliriz. Amazonların gerçekte yaşayıp yaşamadığı tam olarak bilinmese de, bir çok farklı mitte karşımıza çıkarlar ve farklı kültürlerde de izlerine rastlayabiliriz. Bu belirsizliğe rağmen, Amazonların ataları olan Sarmatyalıların gerçekte yaşadığına dair çok sağlam kanıtlarda var.

22 Mart 2017 Çarşamba

Bir Sadri Alışık Filmi: Serseri

                                   

                                             

     Çoğumuz Sadri Alışık'ı Turist Ömer olarak tanıyıp, Turist Ömer olarak sevmişizdir diye tahmin ediyorum. Bu ay içerisinde birkaç tane Sadri Alışık filmi izledikten sonra anladım ki, herbir filmi birbirinden güzel. Ama izlediğim filmler arasından en çok 1967 yapımı "Serseri" filmini beğendim. Filmin konusu ise; yalnızlığın karakter bulmuş hali Serseri Kazım'ın, hayatına ansızın giren kör bir genç kızla birlikte iç dünyasının nasıl değiştiği ile ilgili. Ben bu filmin en çok diyaloglarını beğendim. Aslına bakarsanız; Sadri Alışık filmlerini güzel yapan şeyde her zaman diyaloglar olmuştur diye düşünüyorum, tabi karizmasını, sempatik tavırlarını da görmezden gelmiyorum yani :) Size filmi izleme listeme koyma sebebim olan videoyu da altta paylaşıyorum. Umarım sizde beğenip izlersiniz :)


11 Mart 2017 Cumartesi

Fotoğrafçılığımın Kısa Tarihi

                                       

                             
                                                                  Denizli Çamlık

      Benim fotoğrafçılık tutkum 10-11 yaşlarında başladı. O zamanlar filmli fotoğraf makineleri vardı. Hatırlarsınız o filmlerle 36 tane fotoğraf çekebilirdik ve çektiğimiz fotoğrafları baskısı yapılana kadar göremezdik. Çıkan fotoğraflarda hemen albümlerimizde kendilerine bir yer edinirlerdi. Bu arada sizde hak vereceksiniz ki o albümlerin çok büyük manevi değerleri vardır.

                                           
                                                             Çevlik, Samandağ, Hatay

     10. sınıfa geldiğimde, devletten burs kazanmıştım ve ilk bursu alır almazda parayı çektiğim bankamatiğin karşısındaki Teknosa'ya girip dijital fotoğraf makinesi aldım. İlk günkü hevesimle 400 kadar fotoğraf çekmiştim. Çektiğim bütün fotoğrafları bilgisayara oradan da ikinci bursumla aldığım harici harddiske yükledim ve hâlâ bütün fotoğrafları saklıyorum. Yaklaşık 4 yıl boyunca nereye gidersem gideyim kameramı yanımdan ayırmadım. Genelde aile fotoğrafları çekiyordum ama manzara fotoğraflarını, çiçekleri, gezip gördüğüm yerleri de ihmal etmiyordum. Lisedeyken fazlasıyla gezme fırsatım olmuştu: Mardin'in eşsiz caddelerini, Süryani kiliselerini; Mersin'in Kız Kalesi'ni, cennet-cehennemini; Denizli'nin Pamukkale Travertenlerini, antik Hierapolis kentini ve daha bir çok yeri...

                            
                                                          Hierapolis Antik Kenti  

      Kısa bir süre önce de uzun süredir almak istediğim profesyonel fotoğraf makinesini aldım :) Zaten Antakyalıyım ve Muğla'da okuyorum yani her tarafım doğal ve tarihi güzelliklerle dolu ve bu fırsatı çok iyi değerlendireceğim. Umarım sizlerle paylaşabileceğim çok iyi fotoğraflar çekebilirim :) Sağlıcakla kalın :)

8 Mart 2017 Çarşamba

Dünya Emekçi Kadınlar Günü



     Türkiye'de kadın olmak zordur. Çünkü Türkiye'de kadın; çocuk yapmıyorsa yarım yada eksiktir, istediği  gibi kahkaha atamaz; şiddete, tacize ve tecavüze maruz kalır hatta öldürülür... Ve maalesef kadın olmayı zorlaştıran kişiler bu ülkeyi idare eden kişilerdir aslında. Onlar işsizliğin nedenini kadınların çalışması olarak belirten, tecavüze uğrayıp hamile kalan kadınların doğurmalarını tembihleyen; kız mıdır, kadın mıdır bilmem diye konuşma yapan bakanlardır...

     Kadınlar günü; kapitalizmin bize dayattığı ( anneler günü, sevgililer günü...v.s) bir gün değil, direnişin topluma kazandırdığı bir gündür. 8 Mart 1857 yılında grev yaptıkları sırada yangında ölen 120 emekçi kadının, tüm kadınlara mirasıdır.

     Kadınları; metalaştıran, sosyal hayatta geri plana iten, şiddete maruz bıraktıran bu bozuk zihniyetin yerini eşitlikçi, erkek merkezli olmayan bir düzene bırakması umuduyla... Dünya Emekçi Kadınlar Gününüzü kutlarım.

6 Mart 2017 Pazartesi

Feyruz

                                                                               

                                                

     Bugün sizlere; şarkılarıyla büyüdüğüm, sesiyle büyülendiğim, efsânevi şarkıcı Feyruz'u tanıtmak istiyorum. Eminim ki tanıyanınız vardır ve şarkıları sizleri de derinden etkilemiştir. Feyruz, 1935 doğumlu Lübnanlı bir şarkıcı ve oyuncudur. 1960'lı yıllarda müzik hayatına atılan Feyruz, 1970'li yıllarda dünya çapında üne kavuşmuştur. Sizlere dinlemeniz için

28 Şubat 2017 Salı

Aşk Bir Hata Değildir





    Bu videoyu daha önce göreniniz olmuştur diye düşünüyorum. Videoda gördüğümüz kişi Neil Hilborn. Obsesif kompulsif bozukluğu olan biri aşık oluyor ve aşk acısı çekiyor. Obsesif kompulsif ne diye soracak olursanız; kısaca takıntılı olma durumudur. Ara sıra kendimize "acaba kapıyı kilitledim mi?" yada "ocağı açık mı bıraktım?" gibi sorular sorar sonrasında da kontrol etme ihtiyacı duyarız ya, obsesif kompulsif bozukluğu olan insanlar ise bunu sürekli yaparlar. Aşkın ne olduğunu da az çok biliyorsunuzdur :)

       Aşk tabi ki engel tanımaz. Hastalıklara veya kromozom sayısına bakmaz. OKB hastalarının beyni genellikle karışıktır ve sürekli bir şeyleri düşünürler. Ama Neil aşık olduğu anı, hayatında ilk kez bir şeyleri, birini net olarak düşündüğü an olarak tarif ediyor. Bir süre boyunca kızla aynı evde bile yaşamışlar. Ama sevdiği kız onu terk ettikten sonra da defalarca kilitlediği kapıları açık bırakmaya başlamış, olur da geri döner diye...

     Umarım sevdiği kız geri döner ama Nazım'ın da dediği gibi "Sen elmayı seviyorsun diye, elmanın seni sevmesi şart mı?"   :/ :/

24 Şubat 2017 Cuma

Dizi Tavsiyesi: Leyla ile Mecnun





                            
                                

     Leyla ile Mecnun dizisi 104 bölüm yayınlanan ama final yapamadan yayından kaldırılan absürt komedi türünde ki bir dizidir. Ama kesinlikle sıradan bir Türk dizisi değil, öyle bir algıya kapılmayalım! Leyla ile Mecnun'u özel yapan birçok şey var. İlk olarak birbirinden renkli karakterleri,

18 Şubat 2017 Cumartesi

Doruklara Sevdalanan Çocuk



     Blog dünyasına ilk katıldığımda, aklımda sadece toplumsal olayları, tarihi ve olabilecek herhangi bir olayı karakterimiz Marki'nin başından geçen bir olay olarak düşünerek yeniden yazarken, aynı zamanda öz eleştirimi ve halk tarafından nasıl göründüğünü okuyuculara sunmayı amaçlıyordum. Hâlâ  aynı amacı taşıyorum ama farklı şeyler de yazmayı istiyorum. Bu nedenle de Doruklara Sevdalanan Çocuk başlıklı paylaşımlarımı kendim adına yazmaya başlayacağım, Marki başlıklı paylaşımlar Marki'li olarak kalacak :) Umarım iyi bir şey yapıyorumdur :)

                                              

11 Şubat 2017 Cumartesi

Marki: Hayatımın Dersi


     "Ya düşlerinizin peşine düşmeyi seçersiniz, ya da olanları kabullenmeyi. İyi kilerinizle güçlenir, keşkelerinizle tükenirsiniz! Karar sizin." Psikoloji dersini, bu güzel hayat dersiyle bitiren profesör Charles Bukowski üniversitenin en sevilen hocalarından biriydi. Ama o kadar sevilmesine rağmen, dersi bitirirken söylediği bu sözleri, çoğu öğrencisi tarafından dinlenmemişti bile. Bir başka açıdan bakarsak da, profesörün bu sözleri, bir öğrencisinin hayatını sonsuza kadar değiştirecekti.


     Marki, dersten çıkar çıkmaz eve gitmişti. Profesörün söylediği şeyler kafasında yankılanıyor ve onu bir şeyler yapmaya mecbur hissettiriyordu. Yatağına uzandı ve gözlerini kapayarak hayatını düşünmeye başladı. Şu ana kadar yaptığı

7 Şubat 2017 Salı

Marki: #VanPedofili


Ağlardım
Ve derin uykularınızdan ederdim sizi
Beşiğim sallanınca da hemencecik uyurdum ama

Acıkırdım
Ve de sütüne ihtiyaç duyardım anamın
Emzirilince nasılda tok hissederdim ama bir anda

Gülerdim
Ve gülüşüm en zaliminin kalbinde bile
Sevgi tomurcuklarını filizlendirirdi, bilirim

Yine ağlardım, yine acıkırdım ve yine gülerdim
Çünkü ben 38 günlük bir bebektim daha
İsmim bile yokken, nasıl da kıyabildiniz bana

                                                          Marki

3 Şubat 2017 Cuma

Marki : Cinsiyetçilik Meşru Olmamalı

  
     Güzel bir kış gününün ilk saatleriydi. Güneş usulca doğarken, Marki'nin odasını utangaç bir aydınlık kaplamaya başlamıştı. Ağır ağır gözlerini açan Marki henüz kendinde yataktan kalkacak gücü bulamamıştı. Bir süre sonra daha fazla tembellik etmek istemediği için yataktan kalktı ve kahvaltısını hazırlamaya başladı.

      Kahvaltı ederken bir yandan da internetten haber okuyordu. Bugün de iyi bir haber yoktu, ülkemiz koca bir 3. sayfa haberi gibiydi. Yükselen dolar ülke ekonomisinin infazına hazırlanırken, artan terör olayları yaşantımızı her yönden tehdit etmeye devam ediyordu. Neden editörlerin ülkenin ağır ağır can verişini de 3. sayfa haberlerinde yayınlamadıklarını düşündü ve acı acı gülümsedi.

30 Ocak 2017 Pazartesi

Marki Kimdir ?

  
     Marki, hüzünlü bir mizaca sahip ama neşe dolu biridir.  Yüzüne baktığınızda fark edeceğiniz ilk şey, umutla parlayan gözleri olur. Azimli biridir, eğer bir yola baş koymuşsa -aşırı engelli bir yol olsa dahi- sonuna kadar yürür. Kitap kurdudur kendisi ve bilmem bilir misiniz ama çocukları da çok sever. Güzel bir gelecek süsler hayallerini ve hayallerini gerçekleştirmek için uğraşır durur.
  

     Bana sorarsanız Marki herkesin tanıdığı biridir. Onu Maksim Gorki'nin bir romanında okumuş yada Hayao Miyazaki'nin bir animesinde veyahut da Quentin Tarantino'nun bir filminde görmüş olmanız mümkün. Belki de onunla aynı sokaklarda yürümüşsünüzdür. Kim bilir belki sizde biraz Marki'sinizdir.

     Marki gibi bir karakteri belli bir zamanda ve belli bir yerde düşünmek yanlış olur. Kendisini 18. yüzyılda yaşlı bir adam olarak yada günümüzde çocuk haliyle görebiliriz. Belki bir gün, bir hikayede tarihe yön verirken bir diğer hikayede geleceği şekillendiriyordur. Ama unutmayın ki Marki her zaman tanıştığımız haliyle kalacaktır. Hüzünle parlayan bir yıldız gibi...
   
     Ben size Marki'yi yazmaya devam edeceğim. Aslına bakarsanız Marki'nin hayatına hep birlikte şahit olacağız...